28 Mayıs 2009 Perşembe

İtalya'da çeyrek final serileri tamamlandı



İtalya'da yarı final eşleşmeleri belli oldu
İtalya'da Oktay Mahmuti'nin takımı Benetton, bu sezon Eurochallange Cup'ta şampiyon olan La Fortezza Bologna'yı eleyerek yarı finale yükseldi. Çeyrek finalde en büyük sürprizi ise Lottomatica Roma'yı eleyen Angelico Biella yaptı.

İtalya Lega Basket Serie A'da Oktay Mahmuti'nin çalıştırdığı Benetton, beş maça uzayan seride Eurochallange Cup şampiyonu La Fortezza Bologna'yı 78-72 yenerek yarı finale çıktı ve Montepaschi Siena'nın rakibi oldu. Montepaschi Siena, çeyrek finalde Scavolini'yi 3-0 geçmişti.

Diğer eşleşmelerde Armani Jeans Milano, Bancatercas Teramo'yu 3-1; Angelico Biella ise Lottomatica Roma'yı 3-2 geçerek yarı finalist oldu.

Çeyrek final serileri
1. maç: Bancatercas Teramo: 75 - Armani Jeans Milano: 85 (18.05.2009)
1. maç: Lottomatica Roma: 80 - Angelico Biella: 67 (18.05.2009)
1. maç: Montepaschi Siena: 94 - Scavolini Spar Pesaro: 51 (19.05.2009)
1. maç: Benetton Treviso: 85 - La Fortezza Bologna: 77 (19.05.2009)
2. maç: Armani Jeans Milano: 83 - Bancatercas Teramo: 82 (20.05.2009)
2. maç: Angelico Biella: 82 - Lottomatica Roma: 77 (20.05.2009)
2. maç: Scavolini Spar Pesaro: 68 - Montepaschi Siena: 77 (21.05.2009))
2. maç: La Fortezza Bologna: 94 - Benetton Treviso: 81 (21.05.2009)
3. maç: Bancatercas Teramo: 85 - Armani Jeans Milano: 77 (22.05.2009)
3. maç: Lottomatica Roma: 99 - Angelico Biella: 84 (22.05.2009)
3. maç: Montepaschi Siena: 93 - Scavolini Spar Pesaro: 69 (23.05.2009)
3. maç: Benetton Treviso: 91 - La Fortezza Bologna: 73 (23.05.2009)
4. maç: Angelico Biella: 85 - Lottomatica Roma: 67 (24.05.2009)
4. maç: Armani Jeans Milano: 70 - Bancatercas Teramo: 69 (24.05.2009)
4. maç: La Fortezza Bologna: 99 - Benetton Treviso: 78 (25.05.2009)
5. maç: Lottomatica Roma: 79 - Angelico Biella: 83 (26.05.2009)
5. maç: Benetton Treviso: 78 - La Fortezza Bologna: 72 (27.05.2009)

Lakers, finale yaklaştı!



Lakers, Denver'ı yenip, seride öne geçti
NBA'de heyecan Los Angeles Lakers'la Denver Nuggets arasında oynanan Batı Konferansı final serisi 5. maçıyla devam etti! İlginç bir istatistiğin ortaya çıktığı mücadeleyi kazanmayı başaran Lakers, seride yeniden öne geçti ve final yolunda önemli bir avantaj yakaladı!

Lakers, Staples Center'da ağırladığı Denver'ı 103-94 yendi ve seride 3-2 öne geçti. Lakers rakibi karşısında 1 galibiyet daha alması durumunda konferans şampiyonu olacak ve NBA finali oynamaya hak kazanacak.

Denver karşısında Lakers adına Kobe Bryant sadece 13 şutta bulduğu 22 sayıyla takımının en skorer ismi olurken, Lamar Odom 19 sayı, 14 ribaunt, İspanyol oyuncu Pau Gasol ise 14 sayı, 10 ribauntla 'double-double' yaptılar.

Lakers, üst üste 20. kez NBA play-off'larında durum 2-2 iken galip gelmeyi başardı.
Lakers, 1969 yılında Boston'a karşı oynadıkları NBA finallerinden beri, 7 maçlık serilerde durum 2-2 iken 5. maçı kaybetmiyor.

Geceyi mağlubiyetle kapatan Denver'da ise Carmelo Anthony'nin 31 sayısı galibiyet için yeterli olmazken Kenyon Martin ve Chauncey Billups ise 12'şer sayıyla maçı tamamladılar.

Bu arada karşılaşmada ilginç bir istatistikte ortaya çıktı. Maçın ilk çeyreği (25-25), ikinci çeyreği (31-31) ve üçüncü çeyreği (20-20) eşitlikle tamamlandı. Bu olay NBA play-off'lar tarihinde 4. kez meydan geldi. Bu maçların tamamında da başrolde Lakers vardı. Son olarak 1964 yılında Lakers-St.Louis maçının ilk üç çeyreğinde skor hep eşit noktalanmıştı.

Staples Center'a ünlü akını serinin 5. maçında da devam etti. Karşılaşmayı izlemek üzere Jack Nicholson, Denzel Washington, Hugh Hefner gibi ünlü isimlerin yanı sıra NBA takımlarından Housyon Rockets'ın yıldızı Ron Artest'te Staples Center'ın yolunu tuttular. İki takım arasında Cumartesi TSİ sabaha karşı oynanacak serinin 6. karşılaşmasına Denver Nuggets ev sahipliği yapacak.

NBA'de bu gece milli basketbolcu Hidayet Türkoğlu'nun formasını giydiği Orlando Magic'le LeBron James'in takımı Cleveland Cavaliers karşı karşıya gelecek. Seride 3-1 önde bulunan Orlando deplasmanda oynayacağı bu karşılaşmayı da kazanması halinde Doğu Konferansı şampiyonu olacak ve NBA finali oynamaya hak kazanacak.









27 Mayıs 2009 Çarşamba

Efes Pilsen, Galatasaray Café Crown'u farklı yendi...



Efes Pilsen, finale çok yakın!
Beko Basketbol Ligi’nde play-off yarı finali ilk maçında Efes Pilsen, Ayhan Şahenk Spor Salonu’nda karşılaştığı Galatasaray Cafe Crown’u 103-77 mağlup ederek seride 2-0 öne geçti.Beko Basketbol Ligi’nde play-off yarı finali ilk maçında Efes Pilsen, Ayhan Şahenk Spor Salonu’nda karşılaştığı Galatasaray Cafe Crown’u 103-77 mağlup etti.

Seriye 1-0 önde başlayan Efes Pilsen, bu sonuçla birlikte Galatasaray Cafe Crown karşısında 2-0’lık üstünlüğü yakaladı.

Mücadeleye Kaya Peker’in basketi ile başlayan Efes Pilsen, Charles Smith’in serbest atış çizgisinden bulduğu sayılarla skoru 5-0’a getirdi. İlk sayılarını Hüseyin Beşok’un üçlüğü ile bulan Galatasaray Cafe Crown, Dejan Milojevic’in de katkısıyla skoru eşitledi (5-5). Kerem Tunçeri’nin üçlüğü ile tekrar öne geçen Lacivert Beyazlılar karşısında Hüseyin Beşok ve Quinton Hosley ile sayılar bulan Galatasaray Cafe Crown skoru 10-11’e getirdi. Charles Smith ve Kerem Gönlüm ile sayılar bulan Efes Pilsen periyodun son 3.17 dakikaya 18-18 eşitlikle girdi. Kerem Tunçeri, Charles Smith ve Kerem Gönlüm ile basketler bulan Efes Pilsen üstünlüğü korurken ilk periyodu 27-25 önde tamamladı.

İkinci periyoda iyi başlayan taraf Efes Pilsen oldu. Preston Shumpert ve Charles Smith ile sayılar bulan Lacivert Beyazlılar farkı da 6’ya çıkardı (31-25). Periyottaki ilk basketini Quinton Hosley ile bulan Galatasaray Cafe Crown, 12.dakikaya 31-27’lik skorla girdi. Ancak Bootsy Thornton ve Ender Arslan ikilisi ile üst üste basketler bulan Efes Pilsen farkı tekrar açtı. 14.dakikayı Efes Pilsen 38-28’lik skorla geçti. Antonio Graves ve Cüneyt Erden ikilisi ile oyunda tutunmaya çalışmayan Sarı Kırmızılılar, Preston Shumpert’in sayılarına engel olamadı. Boyalı alanda da Kaya Peker ile sayılar bulan Efes Pilsen ilk yarının son 3.30 dakikasına 9 sayılık avantaj ile girdi (49-40). Antonio Graves, Anthony Tolliver ve Cüneyt Erden ile üst üste basketler bulan Galatasaray Cafe Crown rakibi karşısında 6-0’lık seri yakalayarak farkı 3 sayıya kadar indirdi (49-46). Bu seriyi Bootsy Thornton’un sayıları ile bitiren Efes Pilsen üstünlüğü elden bırakmadı. Kalan dakikalarda Bootsy Thornton, Charles Smith ve Kerem Tunçeri ile üst üste basketler bulan Efes Pilsen 9-2’lik seri yakalayarak soyunma odasına 10 sayılık avantaj ile girdi (58-48).

İkinci yarıya Charles Smith’in üçlüğü ile başlayan Efes Pilsen skoru 61-48’e getirdi. Anthony Tolliver ile üst üste iki üçlük bulan Galatasaray Cafe Crown, ABD’li oyuncu ile bir kez daha basket bularak 8-0’lık seri yakaladı (63-59). Tolliver’ın yakaladığı seriyi Charles Smith’in üçlüğü ile bitiren Efes Pilsen, Kaya Peker’in de devreye girmesiyle farkı tekrar açtı. Preston Shumpert ile de basketler bulan Efes Pilsen Sarı Kırmızılılar karşısındaki serisini 9-0’a çıkardı. Rakibine 4 dakika boyunca sayı şansı vermeyen Efes Pilsen, 28. dakikaya 13 sayılık avantaj ile girdi (72-59). Michalis Kakiouzis ve Kerem Gönlüm ile farkı 17’ye kadar çıkaran Efes Pilsen son 10 dakikaya da 78-61 önde girdi.

Final periyoduna Cüneyt Erden’in üçlüğü ile başlayan Galatasaray Cafe Crown, Sinan Güler ve Michalis Kakiouzis’in sayılarına engel olamadı (82-64). Sinan Güler ve Charles Smith ile basketler bulmaya devam eden Lacivert Beyazlılar, Mario Kasun ile boyalı alanda sayılar üretti. Galatasaray Cafe Crown’un farkı eritmesine izin vermeyen Efes Pilsen, Kerem Tunçeri ve Mario Kasun ile basketler bulurken normal sürenin son 2 dakikasına 25 sayılık fark ile önde girdi (98-73). Sarı Kırmızılılar, Antonio Graves ile sayılar bulsa da farkı kapatamadı. Michalis Kakiouzis ve Cenk Akyol ile sayılar bulan Efes Pilsen sahadan da 103-77 galip ayrıldı.

SALON: Ayhan Şahenk Spor Salonu

HAKEMLER: Recep Ankaralı, Halil Baldemir, Alper Altuğ Köselerli

EFES PİLSEN (103): Mario Kasun 12 (7 ribaund), Charles Smith 28 (7 ribaund- 3 asist), Preston Shumpert 6 (3 ribaund- 1 asist), Bootsy Thornton 11 (8 ribaund- 5 asist), Kerem Gönlüm 5 (1 ribaund), Kaya Peker 11 (3 ribaund- 1 asist), Michalis Kakiouzis 6 (4 ribaund- 2 asist), Kerem Tunçeri 11 (3 asist), Sinan Güler 4 (1 ribaund- 3 asist), Ender Arslan 8 (1 ribaund- 2 asist), Cenk Akyol 1 (1 ribaund)

GALATASARAY CAFE CROWN (77): Quinton Hosley 17 (4 ribaund- 1 asist), Murat Kaya (1 ribaund- 2 asist), Cüneyt Erden 11, Hüseyin Beşok 13 (5 ribaund- 1 asist), Dejan Milojevic 6 (4 ribaund- 5 asist), Altay Özurgancı (2 ribaund), Tufan Ersöz 3, Rashid Atkins (1 ribaund- 1 asist), Antonio Graves 9 (2 ribaund- 4 asist), Anthony Tolliver 17 (6 ribaund), Cemal Nalga 1 (1 ribaund)

1.PERİYOT: 27-25
2.PERİYOT: 31-23
3.PERİYOT: 20-13
4.PERİYOT: 25-16


Ergin Ataman: Seriyi geçeceğiz

Efes Pilsen koçu Ergin Ataman, Galatasaray Cafe Crown karşısında alınan 103-77'lik galibiyeti yorumladı.

Basın toplantısında maçla ilgili görüşlerini aktaran Ataman, "Maça istediğimiz şekilde başlayamadık. Hücumda her dakika çok iyi olmamıza karşın savunmada Cüneyt'in ikili oyunlarını savunamadık ve içeri gömülünce Hüseyin'in ekstra şutları geldi. Ancak Sinan'in girmesiyle biz savunmadaki baskımızı ortaya koyduk. Onun katkısı çok önemliydi. 3. periyotta 13 sayı yedik bunun 11'i Tolliver'dandı. Galatasaray iyi bir takım. Seri zor geçecek. Biz maç temposundan uzak kaldığımız için zorlandık ama seriyi geçeceğiz" diye konuştu.



Koray Mincinozlu: Ben bu kadar sert takım görmedim!

Galatasaray Cafe Crown'un koçu Koray Mincinozlu, Efes Pilsen yenilgisini anlattı.

Basın toplantısında açıklamalar yapan Galatasaray Cafe Crown koçu Koray Mincinozlu, "İlk yarıda istediğimiz oyunu oynadık. Ancak ikinci yarı Efes inanılmaz bir sertlik ortaya koydu. Ben Türkiye tarihinde bu kadar sert bir takım görmedim. Üst düzey bir oyun anlayışları var. Bizim biraz daha iyi oynama şansımız var. Onları taraftarımız önünde yenerek seyircimize bu kadar iyi bir takımı yenme zevkini vereceğiz" dedi.









Orlando Magic için finale bir adım kaldı!



Orlando, Cleveland'ı yine yendi
NBA play-off karşılaşmaları konferans final serisi dördüncü maçında Orlando Magic, evinde Cleveland Cavaliers'ı uzatma dakikaları sonunda 116-114 yenip, seride 3-1 öne geçti. Dwight Howard uzatma dakikalarındaki etkili oyunuyla maça damgasını vururken, milli basketbolcumuz Hidayet Türkoğlu 15 sayı üretti.

Magic'in, Amway Arena'da normal süresi 100-100 biten karşılaşmanın uzatma bölümünde Cavaliers'i 116-114 yenip, finale yaklaştığı maçta, 43 dakika sahada kalan Türkoğlu, 15 sayı, 8 asist ve 7 ribauntla galibiyete katkı sağladı.

Dwight Howard, 27 sayı, 14 ribaunt ve 4 asistle iki kategoride de çift haneli sayılara ulaşırken, Rafer Alston da 26 sayı, 4 ribaunt ve 2 asistle takımına destek verdi. 44 sayı, 12 ribaunt ve 7 asistle maçın en skoreri olan LeBron James'in etkili oyunu ise Cavaliers'i kurtaramazken, Maurice Williams'ın 18 sayı, 5 ribaunt ve 2 asisti de yenilginin önüne geçemedi.

Magic, karşılaşmanın ilk çeyreğini 25-21, devreyi de 58-50 geride bitirdi. Üçüncü periyodu da 79-78 mağlup tamamlayan Orlando ekibi, normal süresi 100-100 biten maçın uzatma bölümünde, Cavaliers'e 116-114 galip geldi.

Konferans finali serisi beşinci maçları, yarın TSİ sabaha karşı, Batı'da Los Angeles Lakers-Denver Nuggets karşılaşmasıyla başlayacak.





26 Mayıs 2009 Salı

F.bahçe Ülker, Türk Telekom'u 81-86 yenerek 1-0 öne geçti



Ankara'daki ilk maçı F.bahçe Ülker kazandı
Play-off yarı final ilk maçında Fenerbahçe Ülker, Türk Telekom’u deplasmanda 81-86 mağlup ederek seride 1-0 öne geçti.

Beko Basketbol Ligi play-off yarı final ilk maçında Türk Telekom, Ankara’da Fenerbahçe Ülker’i konuk etti. Maçtan İstanbul temsilcisi 81-86 galip ayrılarak seride 1-0 önde geçti. Sarı Lacivertlilerde 5 oyuncu çift haneli rakamlara ulaşırken, Khaild El Amin’in 30 sayılık performansı Ankara temsilcisinin galibiyeti için yeterli olmadı. Serinin ikinci maçı 28 Mayıs Perşembe günü yine Ankara’da oynanacak.

Maça Türk Telekom 3 sayı çizgisinin gerisinden Bekir Yarangüme’nin, pota altından da Kenan Bajramovic’in basketleri ile başladı. Fenerbahçe Ülker, karşılaşmadaki ilk sayılarına Marques Green’in basketi ile ulaşırken, serbest atışlardan da Demir Kaan ile skor üretti. Tutku Açık ve Chris Lang’in sayıları ile Ankara temsilcisi, ilk 3 dakikalık bölümü 9-4 üstün geçti. İki takımın da savunmaları aşmakta güçlük çektiği ve sadece 1’er sayı üretebildiği 3 dakikalık sürenin ardından Willie Solomon’un basket faulden bulduğu 4 sayı ile suskunluğunu bozan Sarı Lacivertliler, Demir Kaan’ın üst üste bulduğu 3 sayılık basketlerle 10-2’lik bir seri yakaladı ve 8. dakikaya girilirken skorda üstünlüğü ele geçirdi. (12-15). Erwin Dudley-Oscar Torres ikilisi ile serbest atış çizgisinden skor üreten Türk Telekom, Oğuz Savaş ve Emir Preldzic’in basketlerine engel olmadı. İlk periyodu Willie Solomon’un serbest atışlardan bulduğu sayılarla İstanbul temsilcisi, 19-21 önde tamamladı.

İkinci periyoda pota altından Oğuz Savaş’ın arka arkaya bulduğu basketlerle başlayan konuk takım, Willie Solomon’un 3 sayılık basketi ile 12. dakikanın içinde farkı 8 sayıya çıkarttı (21-29). Ercüment Sunter’in molasının ardından Asım Pars ile suskunluğuna son veren Mavi Beyazlılar, bu kez de Semih Erden’i durdurmakta zorluk çekti. Boyalı alan savunmasında açıklar veren rakibinin bu hatalarını iyi değerlendiren Fenerbahçe Ülker, 17. dakikada farkı çift haneli rakamlara taşıdı (26-37). Kenan Bajramovic-Erwin Dudley ikilisinin basketleri ile ev sahibi takım, 7-0’lık bir seri yakalayarak 18. dakikada farkı 4 sayıya düşürdü (33-37). İlk yarının son bölümünde önce Mirsad Türkcan ile bir basket bulan ardından da alan savunmasına Devin Smith ile iyi hücum ederek 3 sayılık bir basket daha üreten Sarı Lacivertliler, üstünlüğünü koruyarak soyunma odasına 34-42 önde gitti.

İkinci yarıya Türk Telekom, Khaild El Amin ve Kenan Bajramovic’in, konuk takım ise Mirsad Türkcan ve Emir Preldzic’in üst üste buluğdu basketlerle başladı. Khaild El Amin’in arka arkaya bulduğu 3’er ve 2’şer sayılık basketlerle 26. dakikada Ankara temsilcisi, önce skorda dengeyi kurdu ardından da üstünlüğü ele geçirdi (54-52). Devin Smith’in sayıları ile toparlanan konuk takım, savunmasını da sertleştirerek rakibini hataya zorladı ve Willie Solomon’un 3 sayılık basketinin ardından 1 dakikanın içinde 8-0’lık bir seri yakaladı ve 28. dakikayı 54-60 önde geçti. Molanın ardından Chirs Lang- Khaild El Amin ikilisi ile serbest atışlardan skor bulan Türk Telekom, farkı eritirken, Marques Green’in 3 sayılık basketine de Khaild El Amin ile cevap verdi. Son periyoda Fenerbahçe Ülker 61-63 önde girdi.

Final periyoduna İstanbul temsilcisi, içerden ve dışarıdan buluğdu basketlerle etkili başladı. Üst üste 4 hücumdan boş döndükten sonra Erwin Dudley ile bu periyottaki ilk sayılarına ulaşan Mavi Beyazlılar, Mirsad Trükcan’ı durdurmakta zorlandı. Sarı Lacivertliler Demir Kaan ve Marques Green’in 3 sayılık basketleri ile 15-2’lik bir seri yakaladı ve 35. dakikayı 63-78 önde geçti. Bekir Yarangüme’nin 3 sayılık basketlerinin ardından Oscar Torres ile skor bulan Türk Telekom, son 1 dakikaya girilirken Khaild El Amin’in 3 sayılık basketi ile farkı 4 sayıya düşürdü (79-83). Kalan dakikalarda hücumda topu elinde tutarak rakibine sayı şansı yaratmayan Fenerbahçe Ülker, Marques Green’in serbest atışlardan bulduğu sayılarla maçtan 81-86 galip ayrıldı.

SALON: Atatürk Spor Salonu
HAKEMLER: Murat Biricik-Serkan Emlek-Yener Yılmaz

TÜRK TELEKOM (81): Serkan Erdoğan, Bekir Yarangüme 13 (3 ribaund), Barış Özcan (1 ribaund), Tutku Açık 2 (2 ribaund, 4 asist), Oscar Torres 8 (2 ribaund, 1 asist), Kenan Bajramovic 11 (4 ribaund, 2 asist), Khalid El Amin 30 (2 ribaund, 2 asist), Erwin Dudley 11 (5 ribaund, 2 asist), Chris Lang 4 (1 ribaund), Asım Pars 2.


FENERBAHÇE ÜLKER (86): Marques Green 16 (1 ribaund, 2 asist), Willie Solomon 15 (1 ribaund, 2 asist), Mirsad Türkcan 14 (9 ribaund, 5 asist), Rasim Başak (1 ribaund), Semih Erden 5 (2 ribaund, 1 asist), Demir Kaan 11 (1 ribaund, 2 asist), Oğuz Savaş 11 (8 ribaund, 2 asist), Ömer Aşık 2 (2 ribaund), Devin Smith 8 (4 ribaund), Emir Preldzic 4 (8 ribaund, 3 asist)

1.PERİYOT: 19-21
2.PERİYOT: 15-21
3.PERİYOT: 27-21
4.PERİYOT: 20-23















Murat Özyer play-off eşleşmelerini ve takımları yorumladı



Murat Özyer'den Turkbasket'e play-off değerlendirmesi


Deneyimli teknik adam Murat Özyer ile Beko Basketbol Ligi'nde tamamlanan çeyrek final serilerinin yanında bugün başlayacak olan Türk Telekom- Fenerbahçe Ülker play-off yarı final serilerini değerlendirme fırsatı yakaladık. Çeyrek finalde genel olarak favorilerin zorlanmadığını kaydeden Özyer, ''Efes Pilsen'in Daçka serisini rahat geçeceğini biliyorduk. Ama Darüşşafaka'nın da bu sezon gösterdiği başarıyı silmeyecek bir sonuçtur bu. Türk Telekom- Mersin BŞB serisinde ise Mersin hazır Chris Lang yokken ve rakibini nasıl yeneceklerini öğrenmişken bir galibiyet daha alabilirdi. Ancak dar bir kadrolarının bulunması Mersin'in belini büktü. Telekom'da tecrübesini ve istekli oyununu göstererek, deplasmandan turu çıkarmasını bildi. Fenerbahçe Ülker karşısında ben Antalya BŞB'nin daha dirençli oynayabileceğini ve mutlaka 1 maçı kazanacağını düşünüyordum. Burada yanıldım. Derbiye geldiğimizde ise toplamda beklediğimiz sonuç gerçekleşti. Bu noktada bizi yanıltan ise üçüncü maçta Beşiktaş'ın Galatasaray karşısında elde ettiği 42 sayılık fark oldu. Bu maçla Galatasaray, play-off'da da kırılganlığının devam ettiğini gözlemledik. Ancak bu mağlubiyetin sarı-kırmızılılar açısından çok büyük bir artısı da oldu. Ben olsam bu değişikliği daha önce yapardım. Hosley'in daha önce kadro dışı bırakılıp, dikkatinin çekilmesi gerekiyordu. Şu anda takımın içindeki pozitif bir hareketi başlattıklarını düşünüyorum. Doğal olarak şimdi güç bir dönemdeler. Bu radikal değişikliği ikinci Beşiktaş maçında yapsalardı, daha veri alabilirlerdi. Hosley'in olmadığı durumlarda Polat, Cemal ve Guroviç'in de devreye girmesi gerekiyor. Bunları daha fazla sahaya sürme ve sorumluluk verme şansları olacaktı. Bu fırsatı kaçırdılar.'' şeklinde yorumladı.

''HOSLEY'SİZ KAZANABİLECEKLERİNİ GEÇ GÖRDÜLER''
''Galatasaray'a 2 nokta turu getirdi. Birincisi, ezeli bir rakibi geçmenin verdiği zafer duygusu olurken, ikincisi de Hosley'siz de maç kazanabileceklerini geçte olsa kendileri gördüler. Şimdi bunun Efes Pilsen ile oynanacak olan seriye yansımasını hep birlikte göreceğiz.

Beşiktaş Cola Turka'ya da baktığımızda da; zaman içerisinde değişime uğrayan bir kadro yapısı oldu. Bunun sorunlarını belki psikolojik olarak aştılar, çok mücadele ettiler ama ilk olarak kurulan kadro ile sonradan alınan oyuncular arasında farklılıklar olması onları bugünlere getirdi. İçeriden sayı atan oyuncuları olmadığı için mecburen ikili oyunlar, penetre pasla oynayacaklardı. Başarılı olabilmeleri için Chatman, Mehmet, Haluk ve Muratcan'ın iyi günlerinde olması gerekiyordu. Kadro darlığına rağmen ikinci uzatmaya kadar dayandılar.

Türk Telekom - Fenerbahçe Ülker

-Yarı final serileri gelelim isterseniz. Normal sezonda karşılıklı galibiyetler nedeniyle Türk Telekom- Fenerbahçe Ülker serisi 0-0 ile başlarken, ilginç bir seri olmaya aday gözüküyor. Bu serinin uzun süreceğine inanıyor musunuz ? Bir tarafta hücum ağırlıklı bir Türk Telekom, diğer yanda ise hem hücum hem de savunmasıyla öne çıkan Fenerbahçe.

Fenerbahçe iyi oyunculardan oluşan çok geniş bir kadroya sahip. Ancak sonuçta sahada 5 kişi oynuyor. Türk Telekom'un dezavanatajı ise Michael Wright ve yakın zamana kadarda Kris Lang'in sakat olması. Lang büyük bir aradan sonra Fenerbahçe'ye karşı oynayacak. Tabii biz göremediğimiz için biz ne durumda olduğunu bilemiyoruz. Lang bu turun önemli oyuncularından biri olacak. Fenerbahçe Ülker 6. yabancı olarak Sloven pivot Vidmar'ı dışarıda bırakarak oynamayı tercih edecektir. Hatta bunu bu şekilde düşünmelidir diye de görüş bildiriyorum. Çünkü Türk Telekom'un kısa bölgesinde gerçekten iyi oyuncular bulunuyor.

TELEKOM'U BEKLEYEN 3 TEHLİKE
Türk Telekom'u bu zorlu play-off eşleşmesinde bekleyen 3 tehlike var. Bunlardan ilki, Fenerbahçe Ülker'e karşı savunmada verebileceği direnç. 2-1 ve 1'e 1 oyunlarda geçildikten sonra yapacakları o takım savunması. İkincisi Kris Lang'in bu tura ne kadar adapte olacağı ve ne kadar performans vereceği. Çünkü bu tip kritik maçlarda uzunlara çok iş düşüyor. Şimdi Michael Wright'ı unuttuk belki ama bunu gündeme getirmek lazım. Wright Telekom'un ana oyuncusuydu. Yani ana oyuncusunu kaybetmiş bir takım aslında Telekom.Bunu da gözden kaçırmamak lazım. Üçüncü konu da bence, geçen seneden kalan düellonun kişiselleştirilmesi Telekom'a dezavantaj getirecektir. El Amin ile Solomon düellosu takım disiplininden uzaklaştıracak, avantajların ve maçın dizginlerinin tamamen Fenerbahçe'ye geçmesini sağlayacaktır.

İki takımda bu oyuncuları üzerlerinde yazan etiketleriyle birlikte transfer etti. Bu etiketler t-shirtlerinde değil, adeta derilerinde kazınmış bir şekilde. Bunlardan soyutlayarak alamazsınız. Zirve yarışındaki 4 takımdan üçünün point guard takviyesini yaptığını ve bunların ilk 5 yani maçın kader anında oynayacak oyuncular olduğunu daha önce söylemiştim. Yani Efes'de Kerem Tunçeri, Türk Telekom'da Khalid El Amin ve Fenerbahçe Ülker'de ise Willie Solomon bu tip kaliteli oyuncular. Galatasaray bu noktada joker hakkını Hosley'den yana kullandı.

''EL AMIN VE SOLOMON HAZIR DEĞİL''
El Amin geçen yılki performansından oldukça uzak durumda bulunuyor. Solomon'da tam hazır değil. Her iki oyuncu da, geçen sezon play-off'lara daha hazırlardı. Uzun bir süredir takımlarıyla birlikte idman da yapıyorlar. Bu turun psikolojisi de çok önemli. Böyle oyuncular zor günlerde de kişiliklerini ve karaketerlerini ortaya koyarlar. Normal sezonu ikinci sırada kapatan Türk Telekom açısından seriyi incelediğimizde Fenerbahçe'nin kesinlikle Tutku Açık'a önlem alması gerekliliği bir kez daha öne çıkıyor. Çünkü Tutku'nun diğer oyuncuların performanslarını artırıcı bir özelliği bulunuyor.Genelde atıştan çok adam eksiltip doğru pasları vermeyi seven bir oyuncu. Ayrıca maçın temposunu da yükselten ve hırslı bir basketbolcu.

Aynı şekilde Fenerbahçe'de Ömer Onan'ın da takımını savunma anlamında yönlendirecek bir pozisyonu var. Sanırım maçta da Ömer Onan Tutku ile eşleşecektir. Tutku'yu durdurmak, Telekom'un düzenlerini altüst etmek demektir. Bu noktada Barış ve Bekir'in katkıları daha da önem kazanacak. Ayrıca Serkan Erdoğan da şu an daha yüzde 50'nin üzerinde devamlılığını gösterebilmiş değil. Bu onun için de bir rekabet ortamı olacak. Dolayısıyla El Amin-Tutku-Serkan üçlüsü sahada olduğu zaman bir şekilde Fenerbahçe'ye özellikle hücumda üstünlük sağlamış olmaları lazım. Dolayısıyla Serkan'ın performansı da önem kazanacaktır.

''TORRES EŞLEŞME SORUNU YARATACAK''
Şimdi Oscar Torres'e geldiğimizde zaman. Torres kariyerinde böyle zorlu eşleşmeleri yaşamış, çok tecrübeli bir oyuncu. Telekom'un onu hem 3, hem de 4 numarada oynatarak, miss match (eşleşme bozma) yaratmak için getirdiğini biliyoruz. Savunmayı ve herkesin yapmadığı bazı işleri yapar. Ribaund alıp, top çalar. Solomon kadar ayakları hızlı olmasa da, fiziksel olarak daha avantajlı olduğu için savunmada Solomon ile eşleşebilir. Daha çok Bekir ve Barış'ın Solomon'u tutacağını tahmin ediyorum. Torres de Solomon'un içeriye dalışlarına geri adım atmayacak bir fizik yapısına sahip olduğu için ilginç bir eşleşme olur diye düşünüyorum.

Başkent ekibinin yeni transferi Bajramovic'in Telekom'a farklı bir vizyon getirdiğini ve dış şutu olduğu için guardların işini kolaylaştırdığını düşünüyorum. Mersin BŞB ile oynanan maçta post up'ını kullanmaya çalıştı ama Mirsad Türkcan kadar etkili olamadı. Mirsad bu eşleşmede ona üstünlük sağlayabilir, ama Telekom'un bu transferle Mirsad'a yaklaştığını düşünüyorum. Bu noktada Dudley Telekom'da oynadığı yıllar boyunca takımının hücumdaki en önemli silahı oldu.İnişli ve çıkışlı bir sezon yaşadı. Dudley'in orta mesafe şutunu soktuğu günlerde Fenerbahçe savunması dışarıya açılmak zorunda kalacaktır. Sonuç olarak Dudley'in yüzdeli oynaması başkent ekibini biraz daha rahatlatacaktır.

''SOLOMON KIZMAZSA SORUN YOK''
Fenerbahçe Ülker cephesine baktığımızda ise. Bu tip maçlar Solomon'un seveceği tarzda maçlar. Bir soru sordun; 'El Amin ve Solomon ego kontrolü mümkün oyuncular mı ?' diye. Bana göre kontrolü mümkün oyuncular değiller. Ama bu özellikleri bilinerek buraya geldiler. Maçın kaderini her an değiştirebilecek oyuncular. Solomon'da Türkiye'de ''En Değerli Yabancı'' durumunda. Geçen seneki şampiyonluk yüzüğünü hakeden isimlerin başında geliyordu. Dolayısıyla kaldığı yerden devam etmek isteyecektir. Doğal olarak Fenerbahçe'ye bilinen sebeplerden dolayı gelmesinin de kendisinin yaratacağı farkı da bu seriyle birlikte göstermeye çalışacaktır.

Ben Solomon'u kızdırmadıkları sürece Solomon'u dördüncü periyota kadar takım oyunu oynayacağını düşünüyorum. Çünkü verdiği mesajlar öyleydi. Normalde atan bir Solomon, topu kullanan bir Solomon vardı. Oysa şimdi biraz daha az sorumluluk alan bir oyuncu var sahada. Tabii ki şimdiye kadar oynadığı maçlarla Türk Telekom ile yapacakları karşılaşmalar arasında farklar olacaktır. Bu noktada Mirsad ve Ömer Onan çok tecrübeli oyuncular. Mirsad'ı bu artı özellikleriyle eşleştiği Bajramovic'e ağır basacağını düşünüyorum.

''F.BAHÇE DAHA AVANTAJLI''
Fenerbahçe genel olarak baktığımızda her ne kadar saha avantajı Türk Telekom'da olsa da kendilerini bu seride biraz daha avantajlı görüyorüm. Çünkü çok daha sert savunma yapıyorlar, uzun oyun rotasyonları daha sağlıklı ve daha kuvvetli. Benim dileğim serinin dördüncü ve son maça kadar uzaması yönünde. Son maçta antrenörler ve oyuncular mücadelenin geriliminden dolayı terlerken, bizde TV'den çok keyifli maç seyrederiz.

Ben Fenerbahçe Ülker'in zor da olsa Türk Telekom'dan sıyrılarak finale yükseleceğine inanıyorum. 3-2 gibi bir seri olabilir. Fakat eğer Telekom Ankara'daki ilk 2 maçtan birini kaybederse, serinin 3-1 bitebileceğini de düşünüyorum. Dolayısıyla Telekom'un şansının devam etmesi içinde evinde oynayacağı ilk 2 maçı da kazanması gerekiyor. İstanbul'a 1-1 giderlerse herşeyin kendileri için daha zor olacağını düşünüyorum.

Efes Pilsen - Galatasaray Café Crown

Türk Telekom- Fenerbahçe Ülker yarı final serisinin ardından bugün oynanacak olan Efes Pilsen- Galatasaray Cafe Crown karşılaşmasını değerlendiren Murat Özyer, Efes'in uzun bir süredir stresi yüksek maç oynanamasının bir dezavantaj olduğunu vurguladı. Özyer, Galatasaray'da Cüneyt Erden'i, Efes'de ise Kerem Tunçeri'nin performanslarının serinin sonucunu belirleyeceğini kaydetti.

''İLK MAÇIN KİLİT ÖNEMİ VAR''
''Efes Pilsen'den başlarsak, öncelikle saha dezavantajları yok. Burada önemli faktörlerden bir tanesi de ilk maçta seyirciye yapacakları uygulama. O da serinin gidişatında önemli bir unsur olacağını düşünüyorum. Çünkü bu serinin en kilit maçı ilk karşılaşma. Eğer Galatasaray ilk maçı alamazsa, Efes'in bu seriyi 3-0 yada 3-1'lik skorlarla bitireceğini düşünüyorum. Dolayısıyla bu serinin adını Kerem Tunçeri ile Cüneyt Erden'in vereceğini tahmin ediyorum. Yani turu geçecek takımı oyun kurucular belirleyecek. Tabii ki Kerem Tunçeri-Ender Arslan ikilisinin (Eğer bir sakatlık olmazsa, Vujanic'in dışarıda kalacağını düşünüyorum.) Cüneyt Erden-Rashid Atkins'e olan üstünlükleri, ibreyi o tarafa götüreceğini düşünüyorum.

''SHUMPERT VE KAKIOUZIS DENGE BOZABİLİYOR''
Efes cephesine baktığımızda, Kerem Tunçeri geldikten sonra daha organize, herkesin oyuna girdiği, doğru paslaşmaların yapıldığı bir takım haline geldiler. Gene üstünü vurgulamak gerekirse, Ergin (Ataman)'in doğru organizasyonu eldeki bütün oyuncuları değerlendirecek tempoda oynaması büyük artıları. Savunmada o tempoyu tam sahaya yaydıkları için herkes yorularak kenara geliyor. Dolayısıyla herkes hem mutlu, hem de katkı verebiliyorlar. Bunun dışında değişken bir kadro yapısına sahipler. Shumpert ve Kakiouzis gibi oyuncuları 4 numarada oynatarak, karşı takımın hücum ve savunma dengesini bozabiliyorlar. Bunun dışında değişik zamanlarda Kerem Gönlüm, Kakiouzis veya Shumbert ile rakip guardlara ikili sıkıştırma yapıp, top sayısını yükseltmek, karşı takımı istediğinin dışında bir basketbol oynamaya zorlayıcı bir savunmaları da var. Efes'in temel avantajları bunlar.

''BİLET UYGULAMASI SONUCU ETKİLEYEBİLİR''
En büyük dezavantajları ise Türk Telekom maçından sonra 4 kısa organizasyonlarının stresli bir organizasyon olduğunu düşünüyorum. Uzun bir dönemdir stresli, gerilimli bir maç oynamadılar. Bu durum onların aleyhinde bir konumu işaret ediyor. Antalya maçındaki gibi Galatasaray karşısında mücadeleye başlarlarsa, o zaman rakiplerinin şansını yükseltirler diye düşünüyorum.

Seyirci için iki tane söylem var. Bunlardan ilki söylentilere göre bilet fiyatlarını yüksek tutup, oraya sadece seçkin seyircilerin gelmesini sağlamak. Ya da daha önceki sezonda Galatasaray'a yaptıkları gibi Abdi İpekçi'de 8 bin kişiye izin vermişlerdi. Bu ikiliden hangisini yapacaklarını ben bilmiyorum. Serinin kaderini belirleyecek bu ilk maçtaki bilet uygulaması da serinin kaderini belirleyen bir diğer etken olacaktır.

''SERİ UZARSA G.SARAY'IN İNANCI ARTAR''
Galatasaray Cafe Crown'a geçtiğimiz zaman ise.. Sarı-kırmızılılar daha önce söylediğim gibi bazı dezavantajları olduğu gibi birtakım avantajları da var. Belki yorucu bir Beşiktaş serisinden geldiler. Ama ben bu tip maçların takımların ve oyuncuların tansiyonunu yukarıda tuttuğunu düşünüyorum. Çünkü artık kimse Mayıs-Haziran aylarında idman yapmak istemez. Herkes maç oynamak ister. Biz kamuoyundan şu sesli düşünceleri sık sık duyarız. ''Neden 2 gün ara oluyorda, 4 gün olmuyor?'' sorarız. Oyuncuya sorsanız, onlarda 'Neden 4 gün oluyor. 3. günde oynayalım' derler. Hakikaten de bu böyledir. Çünkü bir sabırsızlık vardır. Gerginliği bir an önce üstünden atmanın neden olduğu bir düşüncedir bu. Bu da oyuncuların anlayabildiği bir şey. Dolayısıyla ben Galatasaray'ın bu anlamda Beşiktaş serisinin uzun olmasından dolayı bir dezavantaj yaşadığını düşünmüyorum. Efes Pilsen serisi de uzarsa, Galatasaray tur atlayacağına inanmaya başlar. Seri 1-1 olduğunda ikinci ve üçüncü maçlarda Ayhan Şahenk Spor Salonu'nda en az 3 bin kişi gelerek orayı doldurur. Seyirci de inanır. Dolayısıyla oradan Efes Pilsen'in çıkması zorlanır. Bu yüzden ilk maç sarı-kırmızılılar açısından belki de sezonun en önemli maçı.

''HOSLEY EFES'E SAKLANABİLİRDİ''
Teknik analize geçtiğimizde. Bence Galasaray'da bazı konularda yanlış karar verildiğini düşünüyorum. Burada Hosley'in daha önce kadro dışı bırakılıp, takımdaki diğer o olmadığında oynayabilecek olan oyuncuların bu seriye hazırlanması lazımdı. Bu anlamda bir hazırlık yapılmadı. Bunlar kim? Cemal Nalga, Polat Kocaoğlu ve Milan Gurovic. Bunlar önemli oyuncular olacaktı. Benim kafamdaki şuydu: Beşiktaş serisinde Hosley'i oynatmayarak oyuncuyu gereceksin. Disiplini oynatmayarak uygulayacaksın. Çünkü Hosley burayı bir adım olarak görüyor. Real Madrid'den atıldı, Galatasaray'da yapacağı istatistik değerlerle kendine yeni bir pazar açmak istiyor.Dolayısıyla maçı çok dakikayla oynamaya ihtiyacı var. Ama sen onu kadro dışında bıraktığında 0 dakika ve problemli oyuncu hüviyeti Avrupa'ya yansıyacak. Dolayısıyla kariyerine düşebilecek bu lekeleri temizleyebilmek için Efes Pilsen serisi bir fırsat gibi parlayacak. Kendini kurtarabilmesi için bu oyuncu daha önceden kadro dışı bırakılarak daha çok gerilmesi sağlanabilirdi. Bu gerilim Efes maçında serbest bırakılabilirdi. Yaydan boşanmış gibi hareket edecek olan Hosley'in bir de dizgin altında olması sağlanacaktı. Takımın onsuz da oynabildiğini kendi görebilecekti. Şimdi bu bir maç olarak yapıldı. Teknik ve idari ekibin kendisine göstereceği 'tavır' hem diğer oyuncular için bir gözlem ve performans artırıcı unsur olacak, hem de Hosley için olacak. Buna kilit olarak bakıyorum.

''CÜNEYT BU MAÇLARI SEVER''
Tabii Cüneyt ve Hüseyin'in toparlayıcılık ve performans koymaları bu dönemlerde önemli. Ben bu ilk maçta Cüneyt'in çok yüksek bir performansla oynabileceğini düşünüyorum.Onun Efes Pilsen maçlarına çok iddialı hazırlandığını biliyorum. Ne kadar iddialı olduğunu göstermek için oynayacaktır. Dolayısıyla Efes'in bunu bilerek, onu iyi savunacağını düşünüyorum. Cüneyt'in bazı maçları var; bu da o maçlardan bir tanesi. Dolayısıyla sana Kerem Tunçeri ve Cüneyt Erden derken, biraz geçmişteki maçları da kastettim. Cüneyt ve Hüseyin'in bu maçta yüzde 110'la oynayacakların düşünüyorum. Hangi oyuncuyu kadroya alabileceklerini bilmiyorum. Çünkü iyi bir Hosley, Shumbert-Kakiouzis ile eşleştiğinde orada değer kaybını azaltacak bir Hosley'dir. Ben Polat ve Cemal'in kalması ve oyuna girmesinin bir sebebi de Tolliver'ı kadronun dışında bırakırdım. Guroviç'in ne kadar da sakatlıktan gelse de bu tip maçlarda çok soğukkanlı bir şutör olduğunu ve Hosley'in 4 numarada oynadığında Gurovic-Hosley- Graves ve içeride Hüseyin veya diğer bir seçenekle şutörleri ve penetrecileri aynı anda sahada olduğu bir durumda Efes'in savunmasının oldukça açılacağını düşünüyorum.

'''FAVORİM EFES AMA...''
Hosley ve Gurovic'in 3 ve 4 numara oynadığı bir beşe beşte Galatasaray'ın daha avantajlı olduğunu düşünüyorum. Ama bunun hazırlığını daha önce yapmış olmaları gerekiyordu. Belki de şu anda çalışıyorlardır. İki yumurta ilk anda birbirine vurduğunda 2'şer uzunla maça başlayacaklardır Kaya (Kerem)-Kasun ile başlayan Efes'e Milojevic-Hüseyin ile vurduğunda orada bir ses çıkmazsa, sonraki 4 kısa dönemlerinde bu uygulamaların maçın karar anları olabileceğini düşünüyorum. Eğer Galatasaray'da 4.periyota kadar kopmadan maçı taşıyabilirse, ben Galatasaray'a bir avantaj daha eklemiş olacağım. Bu serinin 3-0 mı, 3-1 mi, yoksa 3-2 ile biteceğini ilk maç kaderi belirleyecek. İnşallah çok zevkli bir maç izleyebiliriz. Favorim tabii ki Efes Pilsen ama Galatasaray'daki değerlerin bir organizasyonla beraber açığa çıkabilmesi. bu iki Türk oyuncunun kararlılığı ve performansı tabiiki Galatasaray'ı çok farklı bir yere getirecektir.

Efes Pilsen'de Hüseyin'in olduğu dakikalarda mutlaka ikili oyunlar oynayacaktır. Bana göre Galatasaray'ın Hüseyin ile oynadığı ikili oyun savunmasını (pick n' roll) mutlaka değiştirmesi lazım. Hüseyin daha farklı bir pick n'roll savunması yapmazsa, Kerem, Ender ve ikili oynayan diğer oyuncular çok asist yapabileceklerdir. O sistemi mutlaka değiştirmeleri lazım. Efes bu ligde kimsenin yapmadığı bir sayı opsiyonunu kullanıyor. Kısalarına post up yaptırıyor. Shumpert, Thornton ve Smith'i alçak postta arkası dönük olarak kullanıyor. İlk maçtada Galatasaray'a bu bölgelerden çok sayı atmışlardı. Bunu Galatasaray'ın savunması gereken önemli bir pozisyon olacak.


Röportaj: Can Budak / Turkbasket

RUSYA'DA ŞAMPİYON CSKA MOSKOVA!



CSKA MOSKOVA 40. ŞAMPİYONLUĞUNA ULAŞTI!
Rusya ligi (Superleague) play-off final serisinde Khimki ile karşılaşan CSKA Moskova, rakibini deplasmanda 45-78 mağlup edip seriyi 3-1'e getirerek şampiyon oldu.

CSKA Moskova bu şampiyonluk ile üst üste yedinci, toplam da kırkıncı şampiyonluğuna ulaştı.

Final serisinin son maçında CSKA'da beş oyuncu çift haneli sayılar üretirken, Khimki'de hiçbir oyuncu 10 ve üzeri sayı atamadı.

Periyot skorları
1. periyot: 9-24
2. periyot: 11-16
3. periyot: 11-20
4. periyot: 14-18

Final serisi maçlarının istatistikleri
1. maç: CSKA Moskova: 80 - Khimki: 74 (20.05.2009)
2. maç: CSKA Moskova: 76 - Khimki: 64 (21.05.2009)
3. maç: Khimki: 67 - CSKA Moskova: 66 (24.05.2009)
4. maç: Khimki: 45 - CSKA Moskova: 78 (25.05.2009)





Denver, Lakers'ı farklı yenerek seriyi eşitledi




Denver Nuggest kritik maçı kazandı!
NBA Batı Konferansı final serisi 4. maçında Los Angeles Lakers'ı ağırlayan Denver Nuggets, salondan 19 sayı farkla galip ayrıldı! Yıldızları Kobe Bryant ve Pau Gasol'le ayakta kalmaya çalışan rakibini 7 oyuncusunun çift haneli sayılara ulaştığı karşılaşmada deviren Denver, seriyi eşitledi!

Amerikan Profesyonel Basketbol Ligi (NBA) Batı Konferansı final serisinde heyecan tüm hızıyla sürüyor. Denver'ın ev sahipliğinde Pepsi Center'da oynanan serinin 4. karşılaşmasını Nuggets 120-101 kazandı ve seride durumu 2-2'ye getirdi.

Denver Nuggets'ta toplam 7 oyuncu karşılaşmayı çift haneli sayılarda noktaladı. Chauncey Billups ve J.R Smith attıkları 24'er sayıyla Denver'ın en skorer isimleri oldular. Nuggets'ın yıldız ismi Carmelo Anthony ise 15 sayı, 3 ribaunt, 5 asistle oynarken, Kenyon Martin (13 sayı, 15 ribaunt) ve Nene (14 sayı, 13 ribaunt) Denver adına 'double-double' yapan isimlerdi.

Bu arada Denver Nuggets, NBA play-off'lar tarihinde 1994 yılından beri, bir karşılaşmada 3 oyuncusu da en az 13 ribauntla maçı tamamlayan ilk takım oldu. Son olarak 94'te bunu Utah Jazz Denver'a karşı başarmış ancak o karşılaşma tam iki kez uzatmaya gitmişti.

Geceyi mağlubiyetle kapatan Los Angeles Lakers'ta ise yıldız basketbolcu Kobe Bryant'ın 34 sayı, 7 ribaunt, 5 asistlik başarımı takımının farklı mağlubiyetini engellemeye yetmedi. İspanyol yıldız Pau Gasol 21 sayı, 10 ribauntluk oyunuyla yine 'double-double' yaparken, Andrew Bynum ise 13 sayıyla takımı adına skora katkı sağladı.

İki takım arasında oynanacak serinin 5. karşılaşmasına Los Angeles Lakers'ın sahası Staples Center'da Perşembe TSİ sabaha karşı oynanacak.

NBA'de basketbol heyecanı ise bu gece, milli basketbolcu Hidayet Türkoğlu'nun formasını giydiği Orlando Magic ile LeBron James'in takımı Cleveland Cavaliers arasında oynanacak Doğu Konferansı final serisi 4. maçıyla devam edecek.

Olaylı maçta Panathinaikos, Olympiakos'u farklı yendi!



Panathinaikos şampiyonluğa çok yakın!..
Yunanistan ligi play-off final serisinde Panathinaikos O.A.K.A Arena'da karşılaştığı Olympiakos'u 91-64 yenerek şampiyonluk yolunda önemli bir adım attı.

Maça hızlı başlayan Panathinaikos, ilk çeyreği 21-11 önde tamamladı. İkinci çeyrekte oyunu dengeleyen Olympiakos buna karşın farkı azaltamadı ve ilk yarı 39-29 Panathinakos üstünlüğüyle tamamlandı. Üçüncü çeyrele birlikte temposunu arttıran PAO, rakibini adeta bozguna uğratarak son çeyreğe 65-41 üstünlükle girdi. Son çeyrekte üstünlüğünü koruyan Yeşiller maçı 91-64 kazandı.

Panathinaikos'ta Dusan Kecman haricinde süre alan her oyuncu skor üretti. Pana'da beş oyuncu çift haneli rakamlara ulaşırken, Mike Batiste maçın en skorer oyuncusu oldu. Olympiakos'ta ise Ioannis Bourousis 15, Milos Teodosic 14 sayı attı.

Maç esnasında tribünlerin sahaya attığı maddelerle oyun durdu ve şiddetli olaylar yaşandı. Olympiakos'un Hırvat pivotu Nikola Vujcic'e atılan bir cisim isabet etti ve oyun bir süre durdu.

Periyot skorları
1. periyot: 21-11
2. periyot: 18-18
3. periyot: 26-12
4. periyot: 26-23



Maçın özeti



Tribün olayları

TAU Ceramica, Lior Eliyahu'yu transfer ediyor!



Lior Eliyahu, TAU'ya doğru...
ACB ve Euroleague'in güçlü takımlarından TAU Ceramica, Maccabi Electra Tel-Aviv'in pota altı oyuncusu Lior Eliyahu'yu transfer etmek üzere!..

Sezon içinde farklı basın kuruluşlarında birçok kez dile getirilen TAU Ceramica'nın Lior Eliyahu transferi neticelenmek üzere. Şu sıralar İsrail basını bu transferin gerçekleştiğini ve Eliyahu'un Bask ekibiyle 3 yıllık anlaşma yaptığını duyurdu.

Lior Eliyahu bu sezon Maccabi'de önemli bir çıkış yakalamış ve takımının en etkili oyuncuları arasında yer almıştı.